Adapazarı’nın eski nostaljik günleri Pazar yazılarının klasiği haline geldi. Bugün de şöyle eski Adapazarı’nda bir kez daha tur atalım. Daha önce okuyanlar da eminim ki bir kez daha zevkle okuyacaklardır.

Belki de okurken benim gibi: “Nerde o eski Adapazarı” diyeceksiniz.

Arnavut kaldırımları, paytonları, Çark Mesire yeri, Şemsiyeli bahçesi, Hanaltısı, Atatürk Bulvarı turları ve yazlık sinemaları ile eski Adapazarı’ndan söz ediyorum.

Eski Adapazarı’nın Arnavut kaldırımlı yollarında paytonların tırıs - tırıs gidişini hiç unutamam. Hele kış aylarında karla kaplı Çark Caddesi’nin loş ışıkları altında paytonların bıraktıkları izler hala gözlerimin önündedir.

***

Çark Caddesi’nden Atatürk Stadına doğru geldiğinizde Çark Deresi’nin eşsiz güzelliği ile ulu çınarları ile Çark Mesire yeri karşınıza gelirdi.

Akşamları Türkiye’nin en ünlü ses sanatçılarının sahne aldığı Çark Gazinosu’nda gündüzleri ise ağaçların altında ve Çark Deresi kenarında aileler piknik yaparlardı.

Çark Gazinosu’ndan bahsedince, Çark Deresi üzerinde Donatımda ki Mavi Tuna Gazinosu ile Çark Gazinosu arasındaki sandal sefalarını bir kez daha hatırlamadan olmaz.

Çark Mesire yerinin yaz aylarındaki ayrı bir güzelliği ise tarihi Çarkın köpükleri ile güzelleşen plajıydı. Evet Çark Gazinosunun hemen yanında, şimdi lunapark olan yer çepeçevre soyunma kabinleri ile mini bir plajdı.

Atatürk Stadı’nda maçtan çıkan futbolcular için ise doğal bir banyo yapma yeriydi.

Çark Deresi’nin sandal sefası yapılan Mavi Tuna Gazinosu ile Çark Gazinosu arasında kalan bölümünün her iki yanında salkım söğütlerin altı ayrı bir piknik yeriydi. Burada piknik yapılırken hem Çark Deresi’nde balık tutulur. Hem de derede sandal gezisi yapan aileler izlenirdi.

***

Çark Caddesi’nden Ankara Caddesi’ne doğru geçtiğinizde önce Hanaltısı ve daha sonra direkli çarşısı, Atatürk Parkı ve öğretmen evi ile buralar eski Adapazarı’nın unutulmazları arasına girmiştir.

Atatürk Park’ı o dönemlerde ailelerin yaz akşamları vazgeçilmezleri arasındaydı. Atatürk Parkı’nda 5-6 tur atmadan oturacak yer bulmanız mümkün değildi.

Hele de bayram akşamları…

Bayram akşamlarında Atatürk Park’ı ve Atatürk Bulvarı’nda neredeyse insan seli oluşurdu. Bayram akşamları Tümen Bandosu eşliğindeki fener alayını Atatürk Bulvarı’nda izlemenin güzelliği bir başkaydı.

Tümen Bandosu marşlar yanında, günün popüler şarkılarını da çalarak geçit resmi yapardı.

***

Kısa süre önce yıkılan Cumhuriyet Sucukları’nın olduğu yerdeki Direkli Çarşı ise Adapazarı’nın lokanta kültürünü yansıtırdı. Direkli Çarşı’da sıra - sıra lokantalar zinciri vardı. En unutulmazları Rumeli meyhanesi ve Geyikli lokantasıydı. Karşı sırada Melek Çarşı’sının girişindeki Kardeşler Lokantası da uzun süre en çok rağbet edilen bir yerdi.

Şimdi İş Bankası’nın olduğu yerde ise Türkiye çapında ünü olan Hacıbaba Lokantası vardı. O yıllarda şimdiki gibi TEM yok, D-100 Karayolu yok. Adapazarı-İstanbul karayolu Adapazarı’nın tam içinden geçiyor. Kalaycı bayırından Adapazarı’na ulaşan İstanbul-Ankara Asfaltı Dörtyol’dan Adapazarı’na girip İzmit Caddesi, Yenicami, Bulvar üzerinden Ankara Caddesi’ne ulaşıyordu. Zaten İzmit Caddesi’nin ve Ankara Caddesi’nin adı o günlerden kalmadır.

***

İstanbul’dan-Ankara’ya, Ankara’dan İstanbul’a giden yolcu otobüsleri ve özel araçlar Hacıbaba Lokantası’nda mutlaka mola verirlerdi. Hacıbaba Lokantası’nın birbirinden lezzetli yemeklerini yerlerdi. Bir rivayete göre Hacıbaba Lokantasında günde 85 çeşit yemek çıkarmış.

Sakarya’nın sembollerinden rahmetli Deve Ziya ağabeyi Zeki Konuk ve Babaları Hurşit konuk tarafından işletilen Hacıbaba Lokantası her gün İstanbul’dan Ankara’ya giden şöhretlerin uğrak yeriydi.

Her gün Hacıbaba Lokantasının önüne gidip, burada yemek molası veren Fenerbahce, Galatasaray ve Beşiktaş gibi büyük takımların futbolcularını, o dönem için Türkiye’nin ünlü sanatçılarını görmek için beklerdik.

Belki de Deve Ziya ağabeyin İstanbul’un futbol camiası ve sosyal hayatında üne kavuşmasında Hacıbaba Lokantası’nın rolü vardı.

***

Adapazarı’nda nostaljik yolculuk yaparken tarihi İstasyon binası ile İstasyon Caddesi’nin o yıllardaki renkli görüntüsünü hatırlamamak olmaz.

İstasyon önündeki Arnavutluk’ta her akşam yapılan maçları izlemeye şehrin her yerinden gelenler olurdu.

İstasyon binasının Bulvara doğru hemen yanındaki İstasyon çay bahçesi ortasındaki havuzu dev çınar ağaçları ile yaz günlerinin vazgeçilmezleri arasındaydı. 60’lı yıllarda İstasyon çay bahçesinde dans yarışmalarının yapılırdı. O zamanlar Adapazarı’nın sosyal yaşamı bu düzeydeydi.

İstasyon çay bahçesinin hemen yanındaki İstasyon lokantası ise lezzetli mezeleri ile ünlüydü.

İstasyonun hemen karşısındaki yazlık Feza Sineması istasyon çevresinin ayrı bir rengiydi.

İstasyonun o güzel nostaljik görünümü, yeni Gar binasının yapılması ile kaybolup gitti.

***

Adapazarı’nın eski nostaljik köşelerinden biri de Kömürpazarı’ydı. Kömüpazarı ve Karaağaçdibiydi. Özellikle Kömürpazarı Adapazarı’nda nezih eğlence yerleri ile tanınırdı. Kömürpazarı’nda ki nezih lokantalarda bayan garsonların hizmet ettiği söyleniyor. Yine Kömürpazarı’nda Türkiye’nin ilk Amerikan Kolejleri’nden birinin eğitim yaptığı da biliniyor.

Aynı şekilde Adapazarı’nın ilk yazlık sineması da buradaydı.