Karasu ve Kocaali yazın sahili ile birçok yerli ve yabancı ziyaretçinin uğrak yeri olmaktadır. Her iki ilçenin ortak alanlarından biri olan Maden Deresinin Doğal güzelliği, Dinlenme alanları, Mesire Yerleri , Doğal Alabalık Tesisleri, Şelalesi ve Akarsuyu insanların yorgunluklarını atmada ve güzel bir tatil yapmalarına fırsat veriyor. 
PATİKA YOLLARDA YÜRÜYÜŞ KEYFİ
Maden Deresi oldukça sık bir ormanlık alan içerisinde derince bir vadinin içinde yer alıyor. Akan derenin sağ ve sol kıyılarında kayın, kestane ve çınar ağaçları arasında bulunan patikalar, yürüyüş için oldukça uygun bir ortam oluşturmaktadır. Patikayı takiben kayalıklar üzerinde çeşitli mağara girişlerinin bulunduğu bölgede Cumhuriyetin ilk yıllarında açıldığı söylenen bir altın madeni bulunmaktadır. Maden kapatılmış olup madene ait bazı tünel ve yollar hala kullanılmaktadır. Ayrıca alabalık ve sazan balığının bulunduğu derede olta balıkçılığı da yapılmakta. 

GEZİ PROGRNAMINIZI DEĞİŞTİRİN
Maden Deresine geldiğinizde üzerinizde artık mayo yok. Kızgın güneş yakmıyor teninizi.  Havuz kenarında buzlu içöeceklerle serinlemek, Ağustos böcekleri, barbekü partileri de geride kaldı. Ancak gezi programınızı değiştirin. Rüzgarlara, güneşi kapatan yağmur bulutlarına ve ıslaklığa rağmen güzelliğini kaybetmeyen bir beldeye, Maden Deresi’ne davet ediyoruz sizleri. Zengin maden yatakları ilgiye, yeşil doğası sevgiye muhtaç Maden Deresi'ne...
KISA TATİLLER İÇİN İDİEAL
Artık güneş iyice yüzünü nadir gösteriyor. Gökyüzünün ışıltısı, mavisi de yaz aylarında olduğu gibi göz kamaştırıcı değil. Ama yağmurun, sert rüzgarın, erken kararan günlerinde bir romantizmi, hüznü var. Islak havaların ardında parlayan güneşli pazar günlerinden birinde  Maden Deresi ’ne gitmelisiniz. İçinizin soğuktan titremediği bir sabah erken kalkmak şartıyla gideceğiniz  Maden Deresi, doğasıyla konuklarına huzur veren, kısa tatil programı için ideal bir belde. 

COŞKUYLA AKAN SUYUN GÜZELLİĞİ
Sakarya'da, Karasu ve Kocaali İlçeleri arasında sınır oluşturan bölgede bulunuyor  Maden Deresi. Kışın büyük bir coşkuyla akan suyu, Hendek’in arkasındaki Cam Dağı’ndan geliyor. Alabalıkların ve karabalıkların, köpüklenen bu sularda seri hareketlerle sıçramaları görülmeye değer. Dere boyunca, manzarayı izleyerek, rahatlıkla yürüyüş yapabileceğiniz toprak bir yol var. Sonunda, alabalık ve mesire alanları ve içerisindeki yeme-içme tesisleri karşılıyor sizi. Böylece oksijeni bol havada yaptığınız kısa gezi, iştahlı bir pikniğe bırakıyor yerini. 
DOĞAYA HAYRAN KALACAKSINIZ
Kayın, çınar, ceviz, en çok da fındık ağacına rastlarsınız Maden Deresi’nde. Mevsiminde yetişen yaban çileğinin, Ekim-Kasım aylarında toplanan kestanelerin ne dallardaki görünümüne, ne tadına doymak mümkün. Ağaçların yosun kaplı gövdeleri, geniş ve yapraklarına güneş vurduğunda oluşan yemyeşil atmosfer de size kendini hayran bırakacak. Meyve ve yeşilliğin bol olduğu beldenin, diğer bir karakteristiği de ılık ılık esen meltem rüzgarları.

MUTLAKA GİDİLMESİ GEREKEN BİR YER
Maden Deresi’nin seyredilmeye, yaşanmaya değer güzellikleri bu kadarla da sınırlı değil. Yazdan arta kalan sıcak havalarda pantolonlarının paçalarını sıyırdıktan sonra dere içinde yürürken şarkı söyleyenlerin, bir kenarda hazırladıkları piknik sofralarından onlara eşlik edenlerin, böğürtlen toplayan çocukların neşesi, büyük şehir yaşamında hasret kaldığınız kurbağa ve kuş sesleri, bambaşka bir huzur vaad ediyor sizlere. 
Yaz gelince dere yürüyüşleri doğaseverlerin gözdesi olur. Bu konuda olağanüstü keyifli bir parkur olan Maden deresi görülmeye değer. Tanıtımı yapılmadığından dolayı buraları gezip gören kişi sayısı yok denecek kadar az.
MAĞARALAR VE TARİH
Yürüyüş alanının doğal dokusu, 19. yüzyılda yapılmış olan maden tünelleri ve suyolları, yüz yıl öncesine ait taş işçiliği ile yapılmış olan küçük barajın görüntüsü, barajın üzerinden dökülen şelale insanı tarihin derinliklerine götürüyor. uzunca bir yürüyüş parkuru vardır.