Kaynarca ilçesinde, 6 Temmuz 2017 tarihinde 9 aylık hamile olan Emani el Rahmun tecavüz edilip  10 aylık bebeği Halaf el Rahmun ile birlikte öldürüldü. Olayın ardından öldürülen Suriyeli kadının eşi Halid el Rahmun’un komşusu ve fabrikadan mesai arkadaşı olan Birol Karacal ile Cemal Bay tutuklandı.

İlk duruşması 1 Aralık’ta görülen davanın ikinci duruşması, bugün Sakarya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Halid el Rahmun, Emani el Rahmun’un babası Muhammed Abdulhadi Ali el Rahmun, ailenin avukatı Cihad Gökdemir ve Gülden Sönmez,  Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Uluslararası Mülteci Hakları Derneği ile Kadın ve Çocuk Hakları Derneği üyeleri katıldı. 

3’ER KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ ÖMÜR BOYU HAPİS CEZASI

Cumhuriyet Savcısı Cengiz Turak, dosyanın esasına ilişkin görüşünü açıklarken sanıklar hakkında 'tasarlayarak canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme', 'gebe olduğu bilinen kadını öldürme', 'çocuğu, beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi öldürme', 'nitelikli cinsel saldırı', 'cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', ’bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme’, ’nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme’ ile ’nitelikli yağma’ suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış ömür boyu ile 50 yıla kadar hapis cezası istedi.

Duruşmada söz verilen Halid el Rahmun, tutuklu sanıklarla ilgili "En ağır ceza ile cezalandırmalarını talep ediyorum" dedi. Muhammed Ali el Rahmun da tercüman aracılığıyla yaptığı konuşmada, "Savcının mütalaasına katılıyorum. Sanıkların cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu.

İĞRENÇ SAVUNMA: ÖLDÜRMEDİM, TECAVÜZ ETTİM

Sanık Birol Karacal ise savunmasında, "Ben öldürmedim. Bir tek tecavüz ettim. Suçum neyse razıyım. Eklemek istediğim başka bir şey yok. Savunmam budur" dedi.

Celal Bay da "Daha önce verdiğim ifadelere ekleyeceğim bir şey yok. Söylemek istediğim başka bir şey bulunmamaktadır" diye savunma yaptı.

Savunmaların alınmasının ardından duruşmaya ara verildi.

KARAR AÇIKLANDI  

Sakarya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Suriyeli 9 aylık hamile Emani el Rahmun (20) ile 10 aylık bebeğini öldüren Birol Karacal ile Cemal Bay'a 2’şer kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası verildi.

Sanıklar ayrıca, ’nitelikli cinsel saldırı’ suçundan 30’ar yıl, 'yağma' suçundan 15 yıl, 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak' suçundan 21’er yıl, 'konut dokunulmazlığı' suçundan ise 6’şar yıl hapisle cezalandırıldı.

Karacal ve Bay, toplam 72’şer yıl hapis cezasına çarptırılırken, takdiri indirim hükmünün uygulanmayacağı belirtildi.

'YAŞAMAYA HAKLARI YOK'

Dava sonrasında Sakarya Adliyesi önünde acılı eş ve müşteki avukatı basın açıklaması yaptı. Açıklamada acılı eş Halid Al Rahmun verilen karara tepki göstererek, eşini ve çocuklarını vahşice öldüren katillerin yaşamaya haklarının olmadığını dile getirdi. 1 Aralık tarihinde Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlayan mahkemede ‘Kasten Adam Öldürme’, ‘Cinsel Saldırı’, ‘Konut Dokunulmazlığı İhlali’, ‘Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’ suçlamaları ile yargılanan Cemal Bay ve Birol Karacal isimli sanıklar, bugün görülen 2. celse sonucunda iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 72 senelik cezalar ile toplamda 132’şer yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Dava sonucunda kısas beklediğini belirterek verilen karardan memnun kalmadığını dile getiren acılı eş Halid Al Rahmun, “Ben kısas istiyordum ve dava sonucundan onu bekliyordum. Başka diyecek bir şeyim yok. Verilen ceza hakkında da bir şey söylemeyeceğim ama beklemiyordum bunu ben kısas bekliyordum. Yaşamaya hakları yok onların” dedi.

Avukat Cihat Gökdemir ise, “Temmuz ayında yaşanmış bir menfur olaydı. Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde bir genç kadın anne ve bir 10 aylık bebeği ile birlikte vahşice katledildi. Bununla ilgili Türkiye kamuoyu gerekli tepkiyi gösterdi. Elbette ailenin bugün burada verilmiş olan mahkumiyet kararı acısını henüz dindirmedi. Haklı olarak Suriye’de ki mahkumiyet kararları ile kıyaslayıp diyorlar ki; kısas olmalı. Yani onların canı alındıysa bunların da yaşama hakları yok diye az önce kendisi söyledi. Fakat Türkiye Ceza Kanunları malum. Bu kanunlar çerçevesinde verilebilecek en ağır cezayı hem savcı talep etti hem de hakime hanım bu kararı bu şekli ile vermiş oldu. Bundan sonrası cezaevinde cezalarını çekmekle geçecek bu kişiler için. Ancak önemli olan toplumun bu durumlardan, bu suçlardan bir ders çıkartmış olması. Bizim temennimiz odur ki; Suriyeli veya Dünya’nın farklı ülkelerinden gelerek bizim merhametimize, insanlığımıza sığınmış kişilere karşı bu tür suçlarda azmettiricilerin de artık seslerini kesmeleri, azmettirici sosyal medya, televizyon ve farklı mecralardan olan insanların da bir şekli ile bu cezalardan nasibini almaları en azından kovuşturmaya tabi tutulmaları gerekiyor. Aksi halde suçu işleyenin yanına kar, mağdur da mağduriyeti ile kalıyor. Burada farklı farklı cezaların içtimai birleşmesi söz konusu. İki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 72 senelikte diğer cezaların toplamı var. Her müebbeti 30 sene sayarsak uygulamadan yola çıkarak söylüyorum, toplamda 132 sene denebilir ama doğru ifadesi 2 müebbet artı 72 sene" diye konuştu.(Hürriyet-İnternet)