İşte Soğuk’un o açıklaması;

Uzun zamandır Ferizli Gündemini oluşturan ve çeşitli siyasi partilerce de siyaseten malzeme olarak kullanmak üzere kamuoyunda bilinçli ve bilinçsiz şekilde Öztaş Blokları ile ilgili İdare mahkemesince karar tesis edilmesi üzerine konu üzerinde haber, yorum ve açıklamalar yapılması karşısında kamuoyunu aydınlatmak üzere açıklama yapmak gereği doğmuştur:

Kurumumuz tarafından, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca yöremizde Öztaş Blokları olarak bilinen konutlar ihale edilerek alıcıları adına tapuda teslim ve tescil edilmiştir. Yapmış olduğumuz bu işleme karşı konutlarda geçici olarak ikamet eden kişi ve kimseler tarafından Sakarya idare mahkemeleri nezdinde İptal davası açılmış olup, mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda kurumumuz tarafından yapılan ihalenin iptaline karar verilmiştir.

Mahkemenin tesis etmiş olduğu iptal kararı ve yarattığı hukuki sonuçlar bakımında:

1-2886 sayılı yasa uyarınca satışını yapmış olduğumuz konutlara ilişkin, Sakarya Valiliği tarafından tahliye işlemi yapılmak istenmiş ve yine aynı kişi tarafından Sakarya Valiliğinin Tahliye işlemin karşı açılan davada Sakarya 1. İdare Mahkemesi 2006/1993 E. Ve 2007/1594 K. Sayılı kararı ile sayın mahkemece “…yapılış amacına uygun ve hak sahibi olarak tespiti edilen kişilere tahsisinin yapılması amacıyla anılan konutta geçici olarak oturan davacının tahliyesi yolunda işlem yapılması ….hukuka uyarlı bulunmaktadır.” denilmiştir.

Yani anılan karar gereğince İdare mahkemesi daha evvelki kararında, anılan kişilerin “HAK SAHİBİ OLMADIĞINI, GEÇİCİ OLARAK OTURMAK ÜZERE…” kendisine tahsis edildiğini beyan etmiştir. Bu ifade göstermektedir ki; deprem üzerinden duygu sömürüsü yaparak beyanda bulunan kişilerin ifade ettiği gibi “DEPREMZEDE” OLMADIKLARINI göstermektedirler.

Aksi halde, bu kişiler depremzede olsalar idi daha önce Valilik tarafından bu kişilerin tahliye edilmelerine mahkemece ONAY verilmeyecekti.

Mahkemece bu kişilerin depremzede olmadıkları tespiti dışında daha öncede ifade ettiğimiz gibi, bu kişilerin Depremzede olmadıkları da Ferizli Kamuoyunun da malumudur.

2- Açıklama da konu edilen ihale işlemimizi iptal eden mahkeme kararı ise içerik itibariyle yine açıklamalarda beyan edilen ifadelerle örtüşmemektedir. Anılan mahkeme kararında konutların tahsis amacıyla uygun kişilere devrinin yapılmasının kanun gereği olduğunu vurgulayarak çoğunluk kararıyla İptal kararı verilmiştir.

Yani idare mahkemesi demektedir ki bu konutların satışını 2886 sayılı yasaya göre değil, depremden zarar görmüş kişilere veya afetzedelere gerçekleştir. Mahkemenin karar içeriğinde hukuka aykırı gerekçeler olmakla birlikte bu kararın hukuka uygun olduğunu kabul ettiğimizi bir an için varsaysak bile, bu konutlar davayı açan kişiler lehine bir hak oluşturmayacaktır. Çünkü yukarıda anılan mahkeme kararı davayı açan kişileri DEPREMZEDE olarak KABUL ETMEMİŞTİR. DOLAYISIYLA BU KONUTLARIN TEKRAR SATIMA ÇIKARILMASI HALİNDE HAK SAHİBİ OLARAK İSTİFADE EDEMEYECEKLERDİR.

3- Kurumumuz tarafından gerçekleştirilen ihale işlemine ilişkin mahkemece verilen İPTAL kararı münhasıran B Blok 8 numaralı ile D Blok 9 numaralı daireye ilişkin bulunmaktadır. Yani ihalesini yapmış olduğumuz diğer daireler bakımından anılan iptal kararlarının hukuken bir etki veyahut geçerliliği bulunmamaktadır. 

Bu noktada ihaleye girerek konutları satın alan bireylerin şunu bilmeleri gerekmektedir ki; söz konusu İptal kararıyla ilgili hukuki süreç Üst mahkemede devam edecektir. Anılan karar gereğince bu ihaleye girerek hak kazanan yurttaşlarımızın hakları hukuk ve kurumumuz bünyesinde korunacaktır.

Tekraren ifade etmek lüzumuna binaen, siyaseten gündem oluşturma adına isimlerine açıklama yapılan kişiler depremzede değildirler. Bu kişilerin Depremzede olmadıkları mahkeme kararlarında ve Ferizli halkının vicdanında malumdur. Bu kişilerin depremzede olmadıkları, depremden zarar görmedikleri, depremde mülk ve can varlıklarına bir zarar gelmediği Sakarya valiliğinin işleminden ve idare mahkemesinin daha önceki kararlarından anlaşılması malumdur. Bu kişilerin deprem mağduru olmadıklarının bilinmesine karşın, bu hususu gündeme getirerek siyaseten kullanılmaya çalışılması siyasetin etik değerleriyle örtüşmemektedir.  Kamuoyuna saygılarımızla arz olunur.13.02.2017