Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve OSAMER işbirliğiyle düzenlenen ‘Uluslararası Sakarya Sempozyumu’ açılış programı ile başladı. SAÜ Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Vali İrfan Balkanlıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, AK Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç, Başsavcı Lütfi Dursun, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, ilçe belediye başkanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


En müstesna örnek
Programın açılış konuşmasını yapan Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı İbrahim Aktürk, “Sakarya, geçmişten günümüze gönüller arası köprüler inşa etmiş, kardeşçe ve huzurla yaşamanın, kucaklaşmanın, ülkemizdeki en müstesna örneklerinden olmuştur. Bizler de bu öneme haiz şehrimizi; çok yönlü olarak tanımayı ve tanıtmayı; medeniyet, kültür ve sanat bağlamında da marka şehir yapmayı temel amaç olarak benimsemiş bulunmaktayız. Her ay düzenli bir şekilde oluşturduğumuz kültür sanat ajandamızla ve Büyükşehir Belediyesi olarak hayata geçirdiğimiz kültür sanat yatırımlarıyla Sakarya’mız hedeflenen kültürel iklime ulaşan bir şehir haline geldi” ifadelerini kullandı.

26 oturum 96 bildiri
Aktürk, “Sakarya’nın tarihi, dini, edebi, siyasi, iktisadi ve sosyal açıdan bu zamana kadar yeterince araştırılmamış olması bizleri böylesine bir sempozyum tertiplemeye teşvik etti. Sempozyuma 190 bildiri ile müracaata bulunuldu. Alanında uzman 49 bilim kurulu üyemiz tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, 120 değerli isim tarafından 26 oturumda 96 bildiri sunulması uygun görüldü. Sempozyuma Türkiye’nin seçkin üniversitelerinin yanı sıra Azerbeycan, Rusya, Özbekistan, Yunanistan gibi ülkelerden de sempozyuma bildiri sunuldu. Bu bildirileri en kısa zamanda kitaplaştıracağız. Sempozyumumuz da Sakarya; ilçesi, mahallesi, köyleri, köprüleri, camileri, mimarisi, edebiyatı, sanatı, sporu ve ticaretiyle ele alınacak.”

Pek çok alanda katkı sunacak
OSAMER Müdürü Prof. Dr. Fuat Aydın, “Sakarya Üniversitesi OSAMER, 2015 yılında Osmanlı’yı merkeze alacak bir araştırma merkezi olarak kuruldu. Ulusal ve uluslararası Osmanlı çalışmalarına yön verebilecek bir platform olmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda Sakarya şehrinin tarihine araştırmalarımızda destek olmayı amaçlıyor, bu şehre tarihsel bir devrim kazandırmaya çalışıyoruz. Uluslararası Sakarya Sempozyumu’nun Sakarya’ya gelenek, görenek, kültür, eğitim, ticaret gibi pek çok alanda katkı sağlayacağına eminim. Bu sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçen tüm akademisyen arkadaşlarımıza ve Büyükşehir Belediyesine teşekkür ediyorum” diye belirtti.

Geleceği daha net görmemizi sağlayacak
SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Uluslararası Sakarya Sempozyumu üniversitemizde yapılan pek çok alandaki akademik çalışmaların adeta sentezinden oluştu. Sakarya Üniversitesi olarak son yıllarda akademisyenlerimize sosyal alanlarda yapacağı çalışmalar için çeşitli merkezler kurarak onlara destek verdik. Araştırmacılarımızın Sakarya üzerine çalışmalarını yoğunlaştırmasını istedik. Lisans ve Yüksek Lisans tez çalışmalarını destekledik. Bu çalışmaların sonucunu yavaş yavaş da görmeye başlıyoruz. Uluslararası Sakarya Sempozyumu her alanda Sakarya’nın mevcut durumunu tarihsel süreçte irdeleyip gelecekteki çalışmalara ışık tutacak. Geçmişi bilmeden geleceğe yönelik projeler çözmek kolay olmaz. Bu sempozyum geleceği daha net görmemizi sağlayacağını düşünüyorum.  Katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Farklılıklarımız en büyük zenginliğimiz
Başkan Zeki Toçoğlu, “Şehrimiz için önemli bir uluslararası sempozyuma ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyuyorum. Sakarya, dağılan imparatorluk halklarının sığındığı bir Ada. Bu Ada’da Balkanlar var. Kafkaslar, Karadeniz, Anadolu, gönül coğrafyamız var. Farklı dillerin konuşulduğu, farklı kültürlerin yaşatıldığı, farklı olanın bütünün parçası olarak görüldüğü birliktelikten bahsediyoruz. Biz bu anlamda Sakarya’mızın tarihini, hemşehrilerimizin tarih bilincini, şehrimizdeki kültürel çeşitliliği önemsiyor ve farklılıklarımızı en büyük zenginliğimiz olarak görüyoruz.”

Geleceğin şehri Sakarya
Başkan Toçoğlu, “Coğrafi konumuyla, tarihi geçmişiyle, toplumsal yapısıyla, kültürel zenginliğiyle, tarıma uygun topraklarıyla, alternatif turizm alanlarıyla, ekonomik potansiyeliyle ve yatay şehirleşme politikalarıyla Sakarya, hiç kuşkusuz geleceğin şehridir. Sakarya’nın bugünü dünden iyi olduğu gibi, inşallah geleceği de bugünden iyi olacaktır. Yeter ki, hata yapmayalım, popülizme kaymayalım. Biz bu bakış açısıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kültürel farklılığın büyük bir enerjiye dönüşeceğine ve bu enerjinin doğru yönlendirildiği takdirde şehrin gelişime önemli bir katkı sağlayacağını görüyoruz. Daha yaşanabilir bir Sakarya’nın inşası, siz değerli bilim insanlarının, Sakarya üzerine daha fazla akıl yürütmesinden, fikir üretmesinden ve söz söylemesinden geçiyor.”

Yol gösterici olacaktır
“Sakarya Üniversitesi ile ortaklaşa gerçekleştiğimiz Uluslararası Sakarya Sempozyumunu önemsiyoruz. Sempozyum konularının çeşitliliği de, şehrimiz adına memnuniyet verici. Gündelik yaşamdan toplumsal değerlere, sanattan edebiyata, mimariden bayındırlık hizmetlerine, eğitimden siyasete, spordan turizme, kentlilik bilincinden yaşam tarzına, göç olgusundan toplumsal değişime ve hatta Tatangalara kadar Sakarya tüm yönleriyle ele alınacak. Siz değerli bilim insanlarının bu konulardaki görüşleri, inşallah bizler için yol gösterici olacaktır.”

Bilgi veren şehir

Vali İrfan Balkanlıoğlu, “Sakarya yapısal olarak çok ilginç bir şehir. Dünyanın dört bir yanından gelen insanlar bu geniş coğrafyada huzur içinde yaşıyorlar. Sakarya’da farklı kültürler ve anlayışlar var. Fakat buna rağmen insanların bir arada huzur içinde yaşamasının sebebi Sakaryalıların içinde barındırdığı yardımlaşma duygusudur. İbn-i Haldun, ‘Erdemli toplumlar paylaşan insanlardır’ der. Bu anlamda üniversitemizi tebrik ediyorum. Toplumla bütünleşmiş bir üniversite olduğu için bilgileri geleceğe taşıyor. Önemli olan tarihi unutmadan geleceğe yönelik perspektifler oluşturmaktır. Sakarya gibi bizlere bilgi verecek bir şehirde yaşıyoruz. Bu çalışmayla Sakarya’yı daha iyi idrak edeceğiz. Sempozyuma katkıda bulunan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. Yazar Necati Mert, açılış konuşmalarının ardından kent ile şehir arasındaki farklara tarihsel ve dilsel süreçlerde değinerek, şehirle insanların ayrılamaz bir bütün olduğunu kaydetti.